Yolaç bey, Kont nasıl doğdu ve adı neden ‘KONT’?
Kont, kahve sektörünün karlılık, iş gücü dengesizliği ve kalite arasına sıkışmışlığından çıkabilmek için ortaya yeni stratejik yaklaşımların yeniden değerlendirilmesi ihtiyacıyla ortaya çıktı. Contain etmek latince de bir araya getirmek demek, kahve de yüzyıllardır tüm toplumlarda bizi bir araya getiren değer olarak karşımıza çıkıyor. Bu kelimenin kökeninde yani kültürümüz de koca bir Kont var.
Bir kafenin açılacağı yerin belirlenmesinde (Lokasyon Analizi) hangi kriterler sizin için önemli, neden?
Lokasyon analizi açıklanması zor bir konu. Eskiden olsa bu soruya herkes yaya trafiği, görülebilirlik gibi unsurlar sayardı. Şu an açılacak yerin etrafındaki rekabet, o bölgedeki müşteri tipi, marka ve mekân kimliğinizin o bölgeye uyumu gibi derin ve kompleks kıstaslar içeriyor.

Hedef müşteri kitlenizi kimler oluşuyor? Bu kitle ile iletişim için sosyal medya, promosyonlar veya yerel etkinlikler gibi araçları kullanıyor musunuz ?
Kont ‘un hedef kitlesinde yeni nesil kahve ve matcha bazlı içeceklerin yaratıcı farklı hallerini deneyimlemek isteyen bir Z nesli ile sağlıklı yaşamı yaşamının bir parçası haline getirmiş yiyeceklerin içeriği ve lezzeti konusunda duyarlı bir kitle var. Sosyal medya’da kendimize ait bir stratejimizin olduğunu söyleyebilirim, bu strateji baştan sonra marka kimliğinden mekan deneyimine, gelecek stratejilerine kadar bağlı bir hikaye. Ürünü, mekanı ve hislerin dijitalin dili ile anlatmaya çok inanıyoruz.
Kahve ile ilgili yeni ürün veya hizmet geliştirme sürecine ilişkin neler yapıyorsunuz? Teknoloji, kafede veya çevrimiçi platformlarda müşteri deneyimini nasıl iyileştiriyor?
Bizde her ürün ve süreç uzun bir Ar-Ge sürecinden geçiyor, öncelikle Kont’un stratejik planından besleniyoruz. Bu doğrultuda ürün tarafında dünyadaki öncü hareketleri takip ederken, yapılan ürünün sürekli aynı kalite ve lezzette sunulabilmesini sağlamak en büyük öncelik oluyor.
Tüm bu ürün geliştirmeler mutlak bir reçete ve bu reçeteyi hayata geçirecek minimum değişken ile hayata geçiyor. İşte bu noktada dijital altyapılar, yapay zeka, kurumsal kaynak planlaması gibi 360 derece entegre yazılımlar devreye giriyor.
Bu da Kont’u müşteri deneyiminde sadece özgün ve lezzetli değil aynı zamanda sürekli ve dijital kılıyor.

Siz teknolojiyi önemseyen ve her aşamada uygulamayı amaçlayan birisiniz. Kahve sektöründeki dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu alanda hangi teknolojik yenilikler öne çıkıyor ve çıkacak?
Bir dönem artizan ve kişiye(barista) ya bağlı olan tüm uygulamalar dünyada insanın üründeki hata etkilerinin azaltılarak, kalite & sürekliliğin makine ve yapay zekaya dayandığı yerlere evriliyor. Tüm bunlar olurken, aynı ürünü hiç bozmadan daha hızlı verebilmek kahve sektörünün uzayını oluşturuyor.
İşin ilginç yanı bu yaklaşımlar sadece endüstriyel kahvecilikte de değil aynı zamanda ev, ofis tipi kahve makinelerinde de ön plana çıkıyor.
2025-2030 arasında dünya artizan olmak ile dijital/robotik olmak arasındaki sınavı yaşayacak.
Dünya’da ve Türkiye’de kahve tüketimi ile ilgili verileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu verilerin teknolojik yeniliklere katkısı ne boyutta oluyor? Dünya kahvecilikte uzun bir süredir dünya GSMH’da olan büyümenin çok üzerinde büyüme devam ediyor. 2024 yılını dünyanın en fazla değerlenen Soft MTA’sı olarak tamamlayan kahvedeki talep ne enflasyon ne de kahve arzındaki kısıtlamalardan etkileniyor.
Bu büyüme ve talep, kahve teknolojileri ve teknolojik ekipman üreticilerini çok iştahlı kılıp daha büyük yatırımlar yapılmasını sağlıyor. Bu da bu teknolojik dönüşümün çok daha hızlı yaşanacağını fısıldıyor. Elektrikli arabalardaki dönüşümden bile daha hızlı…
Geliştirdiğiniz kahve ile ilgili uygulamalar var mı? Bu uygulamalar kahve kalitesinde ve kullanıcı deneyiminde nasıl bir fark yaratıyor?
Kendi yazılımlarımız ile kahve makinelerini, satış POS ve ERP sistemleri ile konuşturan bir yazılım yazdık. Bununla sipariş ve kahve üretim arasında boşa geçen süreyi sıfıra indirirken, aynı zamanda sipariş ile çıkan ürün arasındaki hatayı da sıfırladık. Sonuçta dünya ortalaması 4.5 dk olan bir kahve siparişinin ort süresi Kont’da 2.5 dk’ya düşmüş oldu.
Daha hızlı, daha fazla iletişm kuran bir deneyim sunuyoruz misafirlerimize.
Akıllı kahve makinelerinin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Teknolojik yenilikler ve uygulamaların kahve severlerin tüketim alışkanlıklarına etkisi sizce ne boyutta olacak ve alışkanlıklarda nasıl bir değişim yaşanabilir?
Çok sert değişecek her şey, akıllı kahve makineleri insanların uğraşamadığı her şeyi hakkıyla ve hızlı bir şekilde yapacak. Kalitedeki süreklilik beklentileri tüketici tarafında yükselecek. Teknolojik gelişmeler aynı zamanda tüm süreçleri kolaylaştıracağı için yeni ürün geliştirmelerini hızlandıracak. Bu da trendlerin daha çok önümüze gelmesine neden olacak!
Son olarak KONT’un kısa ve orta vade hedeflerinde neler var? KONT’u kafanızda nasıl kurguladınız ve nerede olmasını amaçlıyorsunuz?
KONT’un stratejik planları hakkında paylaşımlarımızı bir süre sonra yapacağız. Bugünkü İş modeli olarak dükkan, iç mekan kiosk ve dış mekan kiosk olarak farklı yerlerde olmayı planlıyoruz. Bu alt yapo da bizi her yere uygun bir KONT kurgusu haline getiriyor.
En önemlisi KONT’un sadece Türkiye’de kalamayacak bir marka, mekân , ürün ve deneyim altyapısında hazırlandığını söyleyebilirim. Hayalimiz büyük, hep birlikte bunu göreceğiz.
