Haberler

Kahve Zirvesi 2022 – 1. Oturum (Yeşil Çekirdek İthiyacı Ve İthalatı)

Kahve Zirvesi’nin ilk oturumu Yeşil Çekirdek İhtiyacı ve İthalatı başlığı altında gerçekleşti. Konuşmacılar Moka Trade Kurucu Berti Abuaf , Birlik Kahve Kalite Yön. Elif Ünal, Kahve Borsası Kurucusu  Taner Kendir ve Voicevale Ticaret Direktörü Erdem Koylan’dı.  Oturumun moderatörlüğünü ise Kafein Kültür Kurucu Ortağı Orkun Üstel yaptı. Oturumun önemli konu başlıkları dünyada ve Türkiye’de kahve fiyatları, üretimde yaşanan ve yaşanacak sorunlar, arz-talep dengesi, kahvenin geleceği oldu…

 

Moka Trade Kurucu Berti Abuaf: 

“Kahve perakende fiyat enflasyonu yavaşlama belirtileri gösteriyor”

Arabica vadeli işlemleri temmuz ayında kahve fiyatlarında aşağıya doğru bir yön gösterdi. Bu yönetilen fonların negatif makro sinyallerin tepki göstermesiyle puan bazında pound olarak 2 doların altına düştü. Bu arada her zamankinden daha yüksek diferansiyeller fiziksel pazarda güçlü bir talep olduğunu bize gösterirken haziran ayına kadar ihracat ve hisse senedi verileri geçen yıla kadar güçlü ticaret seviyelerinde göründü. Bunun iyi bir kısmı güçlü bir ABD doları tarafından teşvik edilen Brezilya’dan beklenmedik şekilde güçlü ihracattan kaynaklanıyor. Brezilya’nın toplam ihracatı 2021-22 temmuz haziran mahsul yılının sonuna kadar 39,5 milyon torba olarak gerçekleşti. 2021-22 açığının arttığı görülüyor. Kolombiya mahsul tahmininden daha fazla kesinti yaşandı. Bu enternasyonal kahve organizasyonun enson 2021-22 bakiye rakamı -3.1 milyon ton torba ile karşılaştırılıyor. 2022-23’e baktığımızda bir anda üretim 4.3 artarak 171.1 milyon torbaya erişmiş durumda. Bu iki faktöre bağlı olarak her iki yönde de gidebilecek bir denge oluşmakta. Arz tarafında Brezilya’daki hava durumu sonucu başka bir kasırga olasılığı talep tarafında ekonomik koşulları daha da kötüleştirebilir.

Kahvedeki vadeli gelişmeler

Arabica vadeli işlemleri temmuz ayında aşağı yönde bir eğilim göstermelerine rağmen -ki bu 2 doların altına kadar da düştü- her zamankinden daha yüksek diferansiyeller, fiziksel pazarda çok güçlü bir talep olduğunu gösteriyor. Haziran ayına kadar ihracat ve hisse senetleri verileri geçen yıla göre ticari seviyelerindeydi. 2021-22 haziran-temmuz mahsul yılının sonuna doğru 39,5 milyon torba olarak gerçekleşen farklılıklar var.

Kolombiya’da bu sene tahminlerin çok daha fazla altında kesinti var. Kolombiya’daki üretim oldukça düşmüş durumda. Tahmin edilen üretimin yüzde 10-15 daha az olacağı yönünde.

Global üretim

2022-23 mahsul yılı için tahminler 2021-22’ye göre 4.3 artışla 171 milyon torba olarak hesaplanıyor. Bunu arabica üretimindeki 5.7’lik artışla 93.6 milyon torba robusta’daki 2.7 yükselişle mütevazı olarak 77,5 milyon torbaya yükseldi. Arabica’daki artış Brezilya ve Kolombiya’nın yanı sıra Honduras arasında da büyük ölçüde paylaşılıyor.

Brezilya’dan yapılan 2021-22 toplam kahve ihracatı, 2020-21 yılına kıyasla yüzde 13’lük bir düşüş sergiledi.

Talepler, fiyatlar

Sürekli olumsuz makroekonomik ve jeopolitik koşullar tüketim beklentilerinin üzerinde durmaya devam ediyor. Merkez bankalarının daha fazla faiz artırımı ve inatla yüksek enflasyon aynı anda ekonomik aktiviteyi farklı yönlerden vuruyor. IMF’ye göre Rusya’daki gerileme Çin’in sarsıca emlak sektörü bağımlılığı bu yılın ikinci çeyreğinde küresel bir daralmaya sebep olacak. Tüm bunların sonuçları da tüketim hacminin büyümesi açısından karışık bir tablo ortaya koyacak. Ancak kahve perakende fiyat enflasyonu yavaşlama belirtileri gösteriyor.

**********************************

Birlik Kahve Kalite Yöneticisi Elif Ünal:

“Kahve fiyatları olması gereken seviyede”

Covid-19 ile birlikte dünya ticaretinde çeşitli sıkıntılar yaşandı. Örneğin kontenyır krizi oldu. Bütün yüklemeler gecikti, navlun çok pahalandı. Kıtlık korkusuyla genel gıda enflasyonları oluştu. Tüm bunların kahve sektörüne yansıması ürünlerin gecikmesi, dolayısıyla da tutarlılığın ve sürdürülebilirliğin aksaması şeklinde oldu. Geçen sene Brezilya’da bir don olayı gerçekleşti ve üretici büyük zarar gördü. Mahsul beklenenden çok daha azaldı ve bunun tahmini de uzun vadede yapılabildiği için belirsizlik ortamında fiyatlar fırladı. Şu anda kahve fiyatları yine yüksek ve stabil, aslında olması gereken seviyede.

Şanslıyız ki dünyada kahve tüketimi hala artıyor. 2021’in temmuz ayı ile bu yılın temmuz ayını karşılaştırdığımızda şöyle bir şey dikkatimi çekiyor; Orta Amerika ve Afrika arabica’ların ihracatı azalırken Asya’dan ihracat artıyor. Ayrıca çözünebilir kahve ihracatı da artıyor. Bir yandan SCA, CQE gibi kurumlar kaliteyi yükseltmek adına bu kadar uğraşırken, nitelikli bir Pazar da varken, globale ve ülkemizdeki ekonomik duruma bakınca acaba biz kahvede düşük kaliteye mi yöneliyozur diye bir soru geliyor akla. Ya da robusta’ya odaklanıp, robustanın kalitesinin artırılmasına yönelik çabalar mı söz konusu? Çünkü son yıllarda güzel robusta’lar da tattık.

Kahvenin geleceği konusunda konuşmamız gereken en önemli nokta kuraklık. Kahve tropikal bir iklimde yetiştiği için su sıkıntısı kahveyi çok olumsuz etkileyecektir. Dolayısı ile kuraklığa dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirilmesine uğraşıyorlar.

*****************************************

Voicevale Ticaret Direktörü Erdem Koylan:

“Yakın gelecekte kahve ucuz bir içecek olmaktan çıkacak”

2021 yılında Brezilya’da hasat yapıldığında temmuz ayında yaşanan ciddi don hadisesinden sonra kahve fiyatları 1,5-2 ay içerisinde neredeyse üç katına çıktı. Çünkü rekolte çok ciddi anlamda azalmıştı. Bu sene de tam kahve fiyatları gerilemeye başlamışken KONAP adlı Brezilya’nın istatistik örgütü tarafından paylaşılan rapora göre Brezilya’nın üretimi 57 milyon çuval beklenirken (kahve ticaretinde Brezilya bazında her bir çuval 60 kilo olarak hesaplanır), 52 milyon çuval olacağı açıklandı. Bu nedenle fiyatların yavaş yavaş yükselmeye başladığını gördük.

Avrupa merkezli çok büyük kahve trader firmalar var. Bu firmalar 2021’deki don öncesinde çok büyük miktarlarda stok yapmışlardı. Hatta ülkemizdeki çok büyük kavurucu firmalar da dahil. Tonu 1400-1500 dolara kahve satın alabiliyorlardı ve bu fiyatların son yılların en düşük fiyatları olduğunu söylüyorlardı. Bazı firmalar yıllık ihtiyaçlarından daha fazlasını kontrat yaparak kapatmıştı. Birçok destinasyonda çok ciddi stok vardı. Fakat şu anda geldiğimiz noktada artık bu kontratların bittiğini, stokların azalmış olduğunu görüyoruz. Bu da başta Brezilya olmak üzere orgin ülkelere tekrar talebin gitmeye başladığını gösteriyor. Bu durumda fiyatlar hafif de olsa yükselecek.

Türkiye’de kahve sektörü gelişmeye devam edecek. Ama dünya nüfusunun artışı, küresel ısınma, global iklim krizi gibi sebepler kahve üretimi ve tüketimini etkileyecek kuşkusuz. Kahve, bundan 10 yıl önce çok daha ucuz içilebilen bir içecekken bundan sonra belki de o kadar ucuz içilemeyen bir içecek haline gelecek. Bunu önlemek için de herkesin toplu bir bilinçle hareket etmesi, israftan kaçınması, çiftçinin üretimde daha dayanıklı varyantları tercih etmesi ve daha fazla nasıl verim alabilirim diye uğraşması gerekiyor.

*********************************

 

Kafein Kültür Kurucu Ortağı Orkun Üstel:

“Kavurmahaneler çoğalıyor”

“Son  2-3 yıl içinde covid-19 nedeniyle sektörde ciddi bir değişim oldu. Eskiden beyaz yakalıların rüyasıydı kafe açmak ama covid ile bu yönelim başkalaştı, kavurmahanelere yönelim arttı. Son zamanlarda oldukça fazla kavurmahane açılıyor Türkiye’de. Bu, aynı zamanda da yeşil çekirdek ihtiyacını doğuruyor. Ayrıca yine covid salgını ile birlikte kahvede ev tüketimi tarafında da talep artışı yaşandı. Çeşitlilik anlamında da ciddi miktarda bir yeşil çekirdek talebi oldu. Bu da sektörü yönlendiren konulardan biriydi.”

**************************************

 

Kahve Borsası Kurucusu  Taner Kendir:

Ukrayna-Rusya krizi sektörü nasıl etkiledi?

Ukrayna-Rusya arasındaki krizin kahve sektörüne de etkileri oldu. Rusya’nın aşağı yukarı 250 bin ton kahve tüketimi var. Aslında ithalat rakamı olarak tabii çünkü o da alıp diğer Türki cumhuriyetlerine dağıtıyordu. Bu senenin ilk altı ayındaTürkiye, aşağı yukarı 400 ton kahveyi Rusya’ya sattı. Tabii Avrupa’dan Rusya’ya kahve satımının olmaması da bunda büyük etken. Rusya ve Avrupa ülkeleri arasında yaşanan bu anlaşmazlıklar sonucu Türkiye şanslı taraf oldu diyebiliriz. Gürcistan, Moğolistan gibi ülkelerden de kahve talepleri geldi ama bazılarını gerçekleştiremedik. Örneğin Gürcistan’ın Poti Limanı’na bankaların regülasyonundan dolayı nakliye firmalarının gidilmesine izin verilmedi.