Balat turumuzun sonuna doğru şöyle güzel, bol köpüklü bir Türk kahvesi içip günü sonlandıralım diye düşünürken, yine başka bir köşebaşında rastlıyoruz ona: Aşk-ı Rûba Kafe. Kumda kahveler usul usul pişerken sohbet etmeye başlıyoruz mekânın sahibi Nagihan Hanım ile. İlk sorumuz: “Aşk-ı rûba ne demek ola?”
“Rubai’den, rubai sohbetlerinden esinlendik” diyor Nagihan Hanım ve hemen ekliyor: “Zaten sohbet demek kahve demek.” 9 yıl olmuş mekân açılalı, burası da Balat’ın eskilerinden sayılır. O günden bugüne neler değişti peki? “Çok şey değişti aslında. Her şeyden önce insan sirkülasyonu arttı, kafeler çoğaldı. Balat’a yerleşenler çok oldu, canlandı semt.
İki katlı çok küçük bir köşe bina burası. 1895 yapımı, çelik üzerine kurulmuş tek mozaik bir bina, birinci sınıf tarihi eser. 2010’da UNESCO tarafından dış cephesi restore edilmiş. Kafeyi açmadan önce orijinalliğini koruyarak içini de restore etmişler. Küçük dediysek gerçekten küçük, 2 katı toplam 27 metrekare. Eskiden Balat’ta çok fazla olan Yahudi bir aileye aitmiş, binanın tam bitişiğinde de Sinagog var.
Canınız Türk kahvesi çekti, aşka geldiniz, Aşk-ı Rûba’ya uğradınız. Menüye baktınız, kafanız karıştı. Hangisini içeceksiniz? “Bizim kahvelerimizin hepsi dibektir” diyor Nagihan Hanım ve ekliyor: “Dibek denilince akla sadece sütlü hazır karışım bir kahve geliyor, halbuki dibek iki taş arasında dövülen kahveye denir. Klasik Türk kahvesinin haricinde spesiyal dibek kahvesi, Süryani kahvesi ve kakuleli Süryani kahvesi, kaküle kahvesi ve damla sakızlı Türk kahvesi var. Damla sakızlı dışında olan tüm kahveler dibek. Mardinden geliyor kahvelerimiz.”
Türk kahvesi sevmeyenlerdenseniz sizin için de Americano, cappuccino, latte seçenekleri bulunuyor. Ama kumda pişmiş bol köpüklü bir Türk kahvesine neden hayır diyesiniz ki! Spesiyal kahvenin içinde menengiç, bıttım, çam fıstığı, kakule ve keçi boynuzu var. Kahvenin yanında farklı bir içecek deneyeyim derseniz Nagihan Hanım’ın favorisi Rûba iksiri. Yaban mersini, elma ve bol limonla hazırlanan bir limonata.
Peki neymiş acaba bu kumda kahvenin özelliği? “Farkı içince anlıyorsunuz” diyor Nagihan Hanım. “Kumda kahve tek taraftan değil, dört bir taraftan eşit şekilde pişiyor. Yanmıyor, yumuşak içimli bir kahve oluyor. Pişirmek için iletken özel bir kum kullanıyoruz.” İçenler o kadar beğeniyormuş ki evde kendileri deneyip video atanlar bile oluyormuş.
Siz yine de evde denemek yerine bir hafta sonu yolunuzu Balat’a düşürün ve bu tarih kokan büyülü atmosferde etrafı izlerken, kumda pişmiş nefis kahvenizi yudumlayarak kendinize eşsiz bir zaman armağan edin…
