Güncel Haberler

Ali Efendi Kahve Kurucusu Burak Gedik: “2026’da, her ay 3 yeni mağaza açarak büyümeyi hedefliyoruz”

“Yeni nesil bir franchise modeli geliştirdik. Yatırımcılara, küçük ve orta ölçekli metrekarelerde yüksek kalite standartlarında mağazalar kurma imkânı sunuyoruz”.

Röportaj: Birgül Kopuz

Osmanlı’dan günümüze, mahalle kahvecilerinden İstanbul’un hanlarına kadar uzanan sayısız “Ali Efendi”den ilham almışlar markanın ismini seçerken. Ali Efendi sadece bir isim değil; samimiyetiyle, güvenilirliğiyle, emeğiyle bu coğrafyanın kahve kültürünü temsil eden bir karakter. Kendi köklerinden beslenen ama bugünün modern dünyasıyla da uyumlu bir marka yaratmak isteğiyle yola çıktıklarını söyleyen Ali Efendi Kahve’nin kurucusu Burak Gedik, 2026’da hem üretim kapasitelerini artırarak hem de yeni açılacak mağazalarla büyümeyi hedeflediklerini söylüyor.

Ali Efendi’nin doğuş hikayesini ve dünden bugüne yolculuğunu sizden dinleyelim? Markanız için Ali Efendi ismini neden tercih ettiniz?

Ali Efendi Kahve’nin temelleri aslında 2021 yılının sonlarında atıldı, ancak fikri bundan daha önce, Türkiye’nin köklü kahve kültürünü yeniden yorumlama arzusuyla şekillenmeye başladı. Bu marka, kahvenin bizim coğrafyamızdaki kadim geçmişini, bugünün şehirli yaşamıyla buluşturmak için kuruldu.

Biz bu işe girerken, Türkiye’de yaygınlaşan yabancı isimli tabelalardan farklı olarak, kendi köklerimizden beslenen ama bugünün modern dünyasıyla uyumlu bir marka yaratmak istedik. Ali Efendi ismi tam da bu yüzden doğdu. Yani hem bu toprakların sesi, hem de çağdaş bir kahve kavurma ve kahve kültürü markasının adı oldu.

Kahve, aslında bize çok uzak bir içecek değil. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Yemen’den, hatta köken olarak Etiyopya’dan gelmiş; Avrupa kahveyi bizden tanımış. Bizim içtiğimiz kahveyle Avrupa’nın kahveyle tanışması arasında 100–150 yıllık bir fark var ama bugün kahve çoğu insanın gözünde Batı’ya ait bir içecek gibi algılanıyor. Oysa biz, bu kültürün köklerinde varız. Ali Efendi markası, işte tam da bu farkı hatırlatmak, bu kadim geleneğe yeniden sahip çıkmak için kuruldu.

Kahveyi 500 yıllık bir mirasın parçası olarak görüyoruz. Bu kültürü, artık dünyanın en modern kavurma teknikleriyle, en iyi ekipmanlarla, çağdaş bir üretim anlayışıyla yeniden sunuyoruz. Yani bir yönüyle geleneğe sahip çıkıyor, diğer yönüyle bugünün araçlarını kullanıyoruz. Ali Efendi Kahve, tam olarak bu dengeyi temsil ediyor: yerli, köklü ve modern.

Rekabetin bu denli yoğun olduğu kahve sektöründe yeni bir marka olarak hedefleriniz ve sizi diğer rakiplerinizden öne çıkaran özellikleriniz, farklılıklarınız neler?

Sektörümüzde aslında bizimle aynı işi yapan her firma potansiyel rakiptir. Kahve sektörü, günümüzde herkesin bir şekilde dükkân açabildiği ve hızla büyüyen bir yapıya evriliyor. Biz ise yalnızca bir kahve işletmecisi değil; üretim ve mağazalaşmayı birlikte yürüten, bütüncül bir kahve şirketi olarak yolumuza devam ediyoruz.

Küçük ve orta ölçekli metrekarelerde, yüksek kalite standartlarında mağazalar açmaya odaklanıyoruz. Bunun yanında kahvenin yalnızca mağazalarda değil, insanların evlerinde, seyahatlerinde ve günlük yaşamlarında da onlara eşlik etmesini sağlayacak market ürünlerimiz ve pratik kahve çözümlerimiz bulunuyor.

Ayrıca üretim kapasitemizi ve kavurma hattımızı güçlendirerek ev dışı tüketim grubuna (kafe, restoran, otel gibi işletmelere) taze kahve politikamızla hizmet veriyoruz. Bu işletmelerin de Ali Efendi’nin kaliteli çekirdeklerini kullanmasını, kendi fincanlarında bizim imzamızı taşımasını önemsiyoruz. Bununla birlikte, iyi ambalajlanmış ürünlerimizle orta–üst segmentteki market ve şarküteri gruplarında da yer almaya başladık. Dolayısıyla sektörde hem büyük markalar hem de küçük girişimler bulunuyor; biz tümünü rekabet alanı içinde değerlendiriyoruz. Ancak asıl hedefimiz, kahvede kaliteyi ön plana çıkaran, seçici ve değer üreten markalar arasında konumlanmak. Genel geçer bir marka olmaktan ziyade; belirli bir kalite çizgisine sahip, ölçülebilir ve ölçeklenebilir bir marka olmayı amaçlıyoruz.

Ürünleriniz ve özellikleri hakkında da biraz bilgi alabilir miyiz?

Bugün itibarıyla raflarımızda ve çevrim içi satış kanallarımızda 14 farklı yörenin kahvesi bulunuyor. Bu sayıyı önümüzdeki dönemde kontrollü bir şekilde artırmak için çalışıyoruz. Elbette kahve çeşidini artırmak kolay; ancak bizim için esas olan, bu çeşitliliği süreklilikle ve kaliteyle koruyabilmek. Her yeni kahve, yalnızca bir ürün değil; tedarik zincirinden lojistiğe kadar iyi yönetilmiş bir sürecin sonucu. Bu yüzden artan her çeşit, markamızın sürdürülebilirlik kabiliyetini de temsil ediyor.

Vizyonumuz, insanların sadece mağazalarımıza gelip kahve içtiği bir marka olmak değil; Ali Efendi’nin kahvesini evinde, ofisinde ya da işletmesinde aynı tazelikte deneyimleyebildiği bir marka olmak. Bu amaçla, kavurma merkezimizden çıkan tüm kahvelerimizi taze ve düzenli periyotlarla mağazalarımıza, e-ticaret depolarımıza ve iş ortaklarımıza ulaştırıyoruz.

Sonuçta biz, “iyi kahve”yi yalnızca demlemekle değil, taze, güvenilir ve sürekli ulaşılabilir kılmakla tanımlıyoruz. Ali Efendi Kahve, işte tam da bu noktada farkını ortaya koyuyor.

Kaç mağazanız var, konseptiniz hakkında da bilgi verir misiniz? Kaç mağazaya ulaşmayı hedefliyorsunuz? Franchising koşullarınız neler?

Şu anda kahve kavurma merkezimizin de içinde yer aldığı toplam 4 mağazamız bulunuyor. 2025’in son çeyreğinde 4 yeni mağaza daha açmayı hedefliyoruz. Esas büyüme planımız ise 2026 yılına odaklanıyor; bu dönemde her ay ortalama 3 yeni mağaza açarak markamızı daha geniş bir kitleyle buluşturmayı amaçlıyoruz.

Ali Efendi Kahve olarak yatırımcılara, küçük ve orta ölçekli metrekarelerde yüksek kalite standartlarında mağazalar kurma imkânı sunuyoruz. Kaliteden ödün vermeden, güçlü ekipman altyapımızı koruyarak yeni nesil bir franchise modeli geliştirdik. Bu modelde tatlı–pasta ağırlıklı bir yapı yerine, sade ama güçlü bir içecek menüsüyle öne çıkıyoruz.

Yatırım maliyetlerinin makul seviyelerde kalması, yatırımcı açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Bizim hedefimiz; şehirlerin önemli noktalarında, müşteri trafiğinin yüksek olduğu alanlarda verimli, küçük ve orta ölçekli mağazalarla konumlanmak. Böylece hem yatırım maliyetlerini optimize ediyor hem de yüksek sirkülasyonla sürdürülebilir bir iş modeli oluşturuyoruz.

2025 yılını markanız açısından değerlendirir misiniz?

2025 yılı, kahve sektörü açısından oldukça hareketli ve yoğun rekabetin yaşandığı bir dönem oldu. Türkiye’nin genç, meraklı ve girişimci nüfusu kahveyi bir yaşam kültürüne dönüştürdü. Ancak bu büyüme, sektörü adeta bir “kırmızı okyanus” hâline getirdi — herkesin aynı işi yaparak pay kapmaya çalıştığı bir ortamdan söz ediyoruz.

Biz ise bu tabloya farklı bir yerden bakıyoruz. 2025 bizim için sadece mağaza açmakla değil, altyapıyı güçlendirmekle geçti. Üretim tarafında kapasitemizi artırdık, paketleme ve ambalaj süreçlerimizi yeniledik. Market grubuna ve ev dışı tüketime yönelik yeni ürünler üzerinde çalıştık. Bu dönemde hızlı büyümeyi sürdürebilmek için dinamik bir ekip yapısı oluşturduk ve operasyonlarımızı daha verimli hale getirdik.

Amacımız yalnızca mağaza sayısını artırmak değil, bu mağazaların arkasındaki sistemi güçlendirmekti. 2025 yılı, Ali Efendi Kahve’nin sağlam temellerle büyümeye geçtiği; üretimden satışa kadar her aşamada daha profesyonel bir yapıya kavuştuğu yıl oldu.

2026 için nasıl bir büyüme hedefliyorsunuz?

2026 yılında Ali Efendi Kahve Şirketi olarak büyüme hedeflerimiz birkaç dala ayrılıyor. İlk olarak, geliştirdiğimiz küçük ve orta ölçekli metrekarelerde uygulanabilen franchise modelimizi ölçeklendirerek her ay 2–3 yeni mağaza açmayı planlıyoruz. Bu modelle markamızı daha fazla şehirde, daha fazla kahveseverle buluşturmak istiyoruz.

Bununla birlikte yalnızca mağazalaşmaya değil, üretim tarafında da kapasitemizi artırmaya odaklanıyoruz. Kahve kavurma alanımızı genişleterek kaliteli ve taze kahveyi yalnızca mağazalarımızda değil, marketlerde, işletmelerde ve ev dışı tüketim noktalarında da daha çok kişiye ulaştırmayı hedefliyoruz.

2025 yılında oluşturduğumuz ev dışı tüketim (HORECA) grubuna yönelik saha satış ekibimizi de 2026’da daha da geliştirmeyi planlıyoruz. Bu ekip, Ali Efendi’nin taze kahvesini daha fazla işletme ve profesyonel kullanıcıyla buluşturmak için önemli bir rol üstleniyor.

Bizim için en temel hedef, kahvede her zaman tazeliği, sürekliliği ve kaliteyi korumak. 2026 yılı da bu anlayışı hem mağazalarımızda hem üretim tarafında büyüterek daha geniş bir sahaya yayacağımız bir dönem olacak.

Türkiye’de kahve sektörünün bugünkü durumu, rekabet koşulları ve geleceği ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de kahve sektörü son yıllarda büyük bir dönüşüm içinde. Bugün artık sadece kahve satmak değil, kahveyi insanların hayatına nasıl daha kolay ve keyifli bir şekilde dahil edebileceğimiz önemli hale geldi. Bizce rekabetin yoğun olduğu bir pazarda aynı işi yaparak bir yere varmak mümkün değil. Fark yaratmanın yolu, tüketiciye kahveyi daha ulaşılabilir, daha pratik ve daha taze biçimde sunmaktan geçiyor.

Ali Efendi Kahve olarak biz, kahveyi yalnızca mağazalarda değil; insanların evlerinde, ofislerinde, seyahatlerinde ya da günün içinde yanında taşıyabileceği şekilde erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. Çünkü kahve tüketimini büyütecek olan şey, sadece yeni mağazalar değil; insanların kahveye ulaşımını kolaylaştıran ürünler, araçlar ve teknolojilerdir.

Kısacası, biz geleceği sadece rekabetle değil, ayrışarak görüyoruz. Kaliteli, taze ve ulaşılabilir kahveyi hayatın her anına dahil etmek bizim asıl hedefimiz.