İçtiğimiz kahvenin hangi yöntemlerle ticaretinin yapıldığını biliyor muyuz? Bu yöntemlerden ‘Fair Trade’ (Adil Ticaret) hakkında ne kadar bilgiye sahibiz?
Yukarıdaki sorunun cevabını pandemi öncesi ve sonrası olarak iki farklı bölümde irdelemenin yararlı olacağını düşünüyorum. Ama öncesinde bazı terimleri açıklığa kavuşturmamız faydalı olacaktır. ‘Fair Trade’ yani ‘Adil Ticaret’ bitişik tek bir kelime ‘FairTrade’ olarak yazılırsa WFTO (Dünya Adil Ticaret Örgütü / World Fair Trade Organisation) tarafından denetlenmiş ve sertifikalandırılmış ürün veya üretici anlamına gelir. Dünya genelinde hem kahve hem diğer gıda ürünleri için ‘Adil Ticaret’ kavramı, organik ürünler gibi sıkı denetlenmediği için satıcılar bu kavramı istediği gibi kullanmaktadır. Peki bunu nasıl yapıyorlar? ‘FairTrade’ yazmak yerine ‘Fair Trade’ ya da ‘Fairly Traded’ yazarak.
PEKİ BU, KANDIRILIYORUZ ANLAMINA MI GELİR?
Mesela Afrikalı üretici sertifikasyon maliyetini karşılayamıyor ya da alamıyor ama dünyanın herhangi bir yerindeki kahve kavurucusu bu üreticiden kahve borsasının belirlediği fiyattan veya piyasa fiyatından daha yüksek bir bedel ödeyerek alıyor ve tüketiciye sunuyor. İşte bu ‘Fairly Traded’ yani ‘Adilce Ticaret’ ya da ‘Fair Trade’ (Adil Ticaret) ibaresi ile satışa sunuluyorsa, bunda hiçbir sakınca veya kandırmaca yok. Ama ‘FairTrade’ (AdilTicaret) şeklinde lanse edilmiş ise evet bu kandırılıyoruz anlamına gelir.
ADİLTİCARET’İN ÇALIŞAN VE ÇALIŞMAYAN TÜM BİREYLER ÜZERİNDE ETKİSİ VAR
World Fair Trade Organisation (Dünya Adil Ticaret Organizasyonu), 100’den fazla ülkede 2 milyondan fazla üretici ve çalışanın ürettiği 30.000’in üzerinde ürünü sertifikalandırmış ve son 7 senede üretici ve çalışanları için 1 milyar 300 milyon dolardan fazla ek gelir elde etmelerini sağlamış durumda. Çiftçi ve çalışanları, elde edilmiş bu gelirin nereye harcanacağına beraber karar veriyor. Genelde bu ek gelir; üretici, çalışanlar ve aile bireylerinin sağlık, eğitim, barınma ve istihdam sorunlarının giderilmesi için kullanılmış. Ama en ilginç harcama kalemi, yüzde 12 ile üretici ve çalışanların içinde bulunduğu toplumun ihtiyaçlarının karşılanması. ‘AdilTicaret’in üretici toplumların çalışan ve çalışmayan tüm bireylerinin üzerinde etkisi var.
“Bu ek gelir nedir?” derseniz, normal satış fiyatı üzerine eklenmiş ‘FairTrade Premium’ yani ‘AdilTicaret Primi’. “Kahve için 2021 yılı AdilTicaret Primi nedir?” derseniz, şöyle açıklamaya çalışayım: İlk önce baz fiyatlar tespit edilir. Bu yıl için belirlenmiş kahve borsasından ve güncel fiyatlardan bağımsız minimum FOB baz fiyatlar:
Arabica yıkanmış çekirdek için 3,08 USD / kg.
Arabica natürel çekirdek için 2,97 USD / kg.
Organik Arabica yıkanmış çekirdek için 3,74 USD/ kg.
Organik Arabica natürel çekirdek için 3,63 USD / kg.
Bu baz fiyatlar üzerine FairTrade Premium / AdilTicaret Primi olan 0,44 USD / kg ekleniyor.
Eğer alıcı ve satıcının anlaştığı fiyat veya borsa fiyatları ya da piyasa fiyatları, World Fair Trade Organisation’un baz fiyatlarından fazla ise o fiyat/fiyatlar baz kabul ediliyor ve FairTrade Premium / AdilTicaret Primi ekleniyor. Peki, başlığımıza geri dönelim, her gün içtiğimiz kahvemizin ticareti üretici ve çalışanları için ‘Adil’ mi? 2020 senesi için küresel kahve ticaretinin maddi büyüklüğü 466 milyar dolar. Bu ticaret içinde yaratılmış AdilTicaret Primi ise 214 milyon dolardı. Yani içtiğimiz 10.000 fincan kahvenin sadece 4,5 tanesi ‘AdilTicaret’li. 2011’den 2020’ye yani pandeminin başına kadar AdilTicaret farkındalığı ve yarattığı maddi büyüklük hızla artarken, 2020 yılında yarattığı maddi büyüklük 2019’a kıyasla yüzde 4,5 azalmış durumda. Üstelik üretim ve tüketim yüzde 1,5 büyümüşken. Bu veri bize maalesef 2021 yılının AdilTicaret’li kahve fincanı açısından daha da kötü sonuçlanacağının gösteriyor. Pandemi sürecinde yüzde 88’lere varan yeşil (ham) çekirdek fiyat artışı üzerine nakliye ve operasyon maliyetlerindeki çılgın artış da eklenince ne yazık ki sektörün üreticiye AdilTicaret Primi ödeme şansı kalmıyor.
Yazı: VOLKAN BECERİK
