Güncel Haberler

BÜYÜME STRATEJİLERİ, ŞUBELEŞME VE FRANCHISING

KAHVE ZİRVESİ’NİN ‘BÜYÜME STRATEJİLERİ, ŞUBELEŞME VE FRANCHISING’ BAŞLIKLI OTURUMUNA KONUŞMACI OLARAK SOULMATE COFFEE KURUCUSU ALPER ULUS, DP EURASIA TEDARİK ZİNCİRİ, SATINALMA VE COFFY GRUP DİREKTÖRÜ MUHSİN EMRE ÇEVLİK, ESPRESSO BAR KURUCU ORTAĞI SAM ÇEVİKÖZ VE AVUKAT SÜLEYMAN SOYSAL KATILDI. OTURUMUN MODERATÖRLÜĞÜNÜ İSE NOIR PIT COFFEE KURUCUSU İBRAHİM DEMİR YAPTI.

 

İBRAHİM DEMİR,
NOIR PIT COFFEE KURUCUSU:
“BÜYÜMEK KOLAY DEĞİL, HEP ÜZERİNE KOYARAK BÜYÜMELİ”

franchising büyüme stratejileri şubeleşme

Türkiye’de strateji kurmak her şeyden önemli. Büyürken dikey veya yatay büyüyebiliyoruz. Dikey büyüme dediğimiz örnekte; kahve dükkânlarınız var ve onlarla birlikte kendi pastanenizi, kavurmahanenizi kurabiliyorsunuz. Kendi kahvenizi kendiniz getirebiliyorsunuz. Yatay büyüme ise şubeleşerek oluyor. İki türlü şubeleşiyoruz. Bir, markamızın imtiyaz hakkını bir başkasına veriyoruz. Kendi kurallarımızla markamızın işletmesini sağlıyor veya kendi kendimize şubeleşiyoruz. Tabii ki bunun kararını markayı kurarken vermemiz gerekir.

FRANCHISING’DE YAŞANAN ZORLUKLAR

Her şey güzel başlıyor, hayallerimizin işini iyi yapacağız diyoruz, kafalarımızın da uyuştuğunu zannediyor ve franchise veriyoruz. Sonra problemler başlıyor. Dışarıdan göründüğü gibi değil franchise vermek. Aynı şey franchise alan için de geçerli. Büyümek çok güzel ama çok da kolay değil, hep üzerine koyarak büyümek tercih edileni. Bunun için de bir mekanizmanın baştan kurulması, yolda problemlerle karşılaştıkça da bir evrim geçirmesi önemli.

Profesyonel iş hayatımda pek çok uluslararası markanın franchise’ını aldım, kendi yarattığımız markaların franchise’ını da verdim. Özellikle uluslararası, bilindik markaların franchise’ını aldığımızda dikkatimi çeken ilk nokta şuydu: O kadar güzel kılavuzlar hazırlıyorlar ki! Bir dükkânı fiziksel olarak oluşturmaktan aydınlatma elemanlarına, masaların fiziksel konumundan yerleşimine kadar her detayı tek tek anlatıyorlar. Avrupalılar sistemi kurmak için bizden daha fazla para ve zaman harcıyor. Bizim de sistemi gerçekten çok iyi oturtmaktan başka çaremiz yok.

“ÇALIŞANLARDA AİDİYET DUYGUSU ÖNEMLİ”

Ayrıca çalışanlar söz konusu olduğunda aidiyet duygusu oluşturmak da önemli bir diğer konu. Vizyonunuz var, ortaya koydunuz, çalışanlarınız da buna inandı. Siz istediğiniz kadar markayı bir yere getirmeyi hayal edin, misafirlerinizle direkt ilgilenen çalışanlarınız. Onların da sizinle aynı hayali paylaşması ve sizi doğru temsil etmesi gerekir. Bu da bence ancak aidiyet duygusuyla olabilir.

ALPER ULUS,
SOULMATE COFFEE KURUCUSU:
“YATIRIMCILAR KOLAY YOLDAN PARA KAZANMAYI HEDEFLEMEMELİ”

Soulmate markasını kurmaya karar verdiğim gün, zaten 6 kişilik bir ekibim zardı. Onlara ilk sorduğum soru şu oldu: “Biz Türkiye’nin en iyi markası olabilir miyiz? Buna güveniyor musunuz?” Kesinlikle her şeyin en iyisini yapabileceklerini söylediler. Öncelikle Türkiye’de franchise’ın anlamını herkesin çok iyi bildiğini düşünmüyorum. Franchise alıyorum demek anladığım kadarıyla bazılarına bir dekorasyon satın alıyormuş gibi geliyor. Böyle bir şey değil; franchise almak bir sistem. Bir şeyleri uzun süredir, çok iyi ve sürekli yapıyorsunuzdur, çok başarılısınızdır ve bunu hızlı bir şekilde yaymak isteyebilirsiniz. İşte o zaman bu sistem devreye giriyor. Franchise veren ve alan gerçekten ne olduğunu çok iyi bilmeli ki sistem doğru bir şekilde büyüsün.

“MARKAYA SAYGI DUYULMALI”

Kahve benim büyük aşkım, 30 senedir bu işin içindeyim. 1993 senesinde ABD, Seattle sokaklarında kahve satarak başladım işe. Bu tutkumu ticaretle birleştirdim. Biz aslında paylaşımcıyız, paylaşıyoruz her şeyi; çünkü Türkiye’yi çok seviyoruz. Türkiye markasıyız. Türkiye’den çok güzel, başarılı markalar çıkabileceğini, yurtdışında çok daha güzel işler yapabileceğimizi biliyoruz.

YATIRIMCILARA ÖNEMLİ TAVSİYE

Konumuz franchising olduğu için yatırımcılara şöyle bir tavsiyede bulunabilirim: Kolay yoldan para kazanmayı hedeflemesinler. Güzel, keyifli bir iş yapacak, mutlaka finansal olarak da karşılığını alacaklar. Ama aldığınız markaya saygı duymayacak ve kendi fikirlerinizi ona yüklemeye kalkacaksanız bu işe hiç girmeyin diyorum.

“YENİLİKLER TAKİP EDİLMELİ”

Bizim artık üç kıtada yenilikleri takip ediyor olmamız gerekiyor. Bu nedenle her yıl mutlaka kahveyle ilgili ABD, Avrupa ve Uzakdoğu’daki fuarlarda bulunmaya çalışıyoruz ki önümüzdeki senelerde ne yapacağımıza karar verelim. Oturduğunuz yerden “Dünya markası olacağım” diyemiyorsunuz. Gelişmeleri yakından takip etmeniz, taklit etmeden bir şeyler yaratıyor olmanız gerekiyor.

Belki de biz Türk markaları olarak Türk kahvesinin menülerde daha farklı şekillerde nasıl yer alabileceğini düşünmeliyiz. Böylece Türkiye’den çıkmış bir dünya markası olmayı başarabiliriz. O zaman hem ülkemize bir faydamız olacak hem sektöre hem de Türk kahvesine.

MUHSİN EMRE ÇEVLİK,
COFFY GRUP DİREKTÖRÜ:
“FRANCHISING, BİR İŞ ORTAKLIĞINDAN ÇOK
BİR HAYAL ORTAKLIĞI”

Aslında biz Coffy olarak kahve dünyasında o kadar deneyimli değiliz. Ama dünya üzerinde yaklaşık 1000 dükkânı yöneten bir projenin de parçasıyız. Bu anlamda Türkiye’de ve dünyada franchise’ın nasıl büyüyeceği ve beraber nasıl iş modellerinin geliştirileceği konularını iyi bilen bir firmayız. 2019’da ilk dükkânımızı açtığımız günden itibaren aslında iş modelimizin içinde hep bir franchise tarzı büyüme vardı. 3 yılda 57 şubeye ulaştık.

FRANCHISING KONUSUNDA ÖNEMLİ NOKTALAR

Franchising ile ilgili dikkat edilmesi gereken iki unsur var; öncelikle bu bir iş ortaklığı değil, hayal ortaklığı. Eğer franchise’ınız sizin gördüğünüz hayalleri görmüyorsa zaten baştan yanlış bir ortaklık olarak başlıyor. İstediği kadar iyi bir finansmanı ve büyük hayalleri olsun, franchise’ımız işin başında kendisi olup işini kendisi büyütmeyecekse, istediği noktaya gelmesi mümkün olmuyor.

Bir de ‘hormonlu’ olmaması çok önemli. Büyüme stratejisi doğrultusunda her önüne gelene franchise vermek değil, doğru franchise yapısını geliştirmek gerekiyor.

Bence franchise işi biraz evlilik gibi. Yani evliliğe adım atarken bir anlaşma yapıyorsunuz ama insanlar genelde bunun sonunu düşünmüyor. Öte yandan ne kadar çok katı ve kapsamlı sözleşmeler yapsak da çok büyük teminatlar alsak da bunun da başarısı bence iki şeye bağlı: Güven ve şeffaflık.

Yani bizim adımıza aslında marka veya büyümeyle alakalı üç tane sac ayağı var. Markanın, franchise’ın ve lokasyonun doğru olması. Franchise’ın doğru olması bizim için damat seçmek gibi bir şey.

Türkiye’deki franchise sektöründe en büyük kanayan yaralardan biri, personelin doğru eğitimi bence. Doğru insanı bulup doğru işe yöneltip doğru bir eğitim verip sizin markanıza uygun bir iş gücü haline getirebilmek çok kıymetli.

SAM ÇEVİKÖZ,
ESPRESSO BAR KURUCU ORTAĞI:
“AGRESİF BÜYÜYEN YERLERİN ÇOĞU KAPANIYOR”

Arkanızda franchise almak istediğiniz kadar kuvvetli bir şirket olsa bile, eğer tutkunuz yoksa bu işi yapmayın. Sadece ticari olarak bakıyorsanız zor oluyor. Ben herkese franchise vermiyorum, eğer vereceksem de oturup 1-2 saat görüşüyorum, tanımak istiyorum, kim olduklarını bilmek istiyorum. Konuştuktan sonra zaten aynı kafadaysak tamamdır ama bana gelip “İşin başına bir müdür koyacağım, onlar çalışsınlar, ben tatile gideceğim” derse bu benim için olmaz.

Agresif olarak büyüyen yerlerin çoğu kapanıyor. Çok hızlı gelişiyor, çok hızlı büyüyorlar. Bir bakıyorsunuz 15-20 şubeye çıkmışlar ama 6 ay sonra 12 şubeye inmiş. Bir marka için dükkân kapatmak kesinlikle iyi bir durum değil. Bu nedenle de franchise konusunda çok dikkatliyiz.

Yurtdışından Türkiye’ye marka getirmemize hiç gerek yok. Dördüncü markamı çıkarıyorum şu anda. Bana, “Sürekli bize rakip çıkartıyorsun” diyorlar. Hayır, rakip çıkartmıyorum, ekonomiyi düzeltiyoruz biraz, iş imkânı yaratıyoruz. Çok güzel markalar var Türkiye’de, çok kaliteli kahveler çıkartıyoruz. Çok güzel kahve kavuranlar, butik dükkânlar, yeşil çekirdek broker’larımız var. Son 10 senede Türkiye’de kahve sektörü büyük bir hızla büyüdü.

SÜLEYMAN SOYSAL,
AVUKAT:
“TÜRKİYE’DE FRANCHISING KANUNU YOK”

Franchising işine girmeden önce, işin başında mutlaka hukuki anlamda bir danışmanla çalışmanız gerekiyor. Türkiye’de franchise sektörünün geçmişi uzun yıllara dayanıyor. Mesela ben UfraD (Ulusal Franchising Derneği) Denetim Kurulu Üyesi’yim. Bizim derneğimiz 1991 yılında kurulmuş. Yani 1991 yılından beri esasen Türkiye’de franchising’in bir geçmiş var, belki öncesinde de bu konuya yönelik çalışmalar yapılıyordu. Ama işin pratiğine döndüğümüzde maalesef böyle olmuyor. Yani siz iki taraf arasında bir hukuki ihtilaf olduğu takdirde, bunu mahkemeye götürdüğünüzde maalesef franchise’ın halen ne olduğunu bilmeyen hâkimlerle de karşılaşabiliyorsunuz. O yüzden sizlerin yönlendirmesi gerekiyor. Biz hukuki danışmanlar olarak mutlaka müvekkillerimizle birlikte hareket etmeye çalışıyoruz.

EN BÜYÜK ANLAŞMAZLIK NERELERDE ÇIKIYOR?

En büyük anlaşmazlık maddi konularda ortaya çıkıyor. Aslında bunların hepsi başta konuşuluyor, sözleşmeye de geçiriliyor ama sözleşmenin uygulanması maalesef pek mümkün olmayabiliyor ve o zaman da iş ihtilafa dönüşüyor. Biz sözleşmeleri hazırlarken tarafların haklarını korumaya çalışıyoruz ama bazen işin içine eş-dost giriyor ve “Bu maddeleri yazmayalım, bunlar problem değil zaten, biz kendi aramızda anlaştık” denilebiliyor, sonrasında ise çeşitli problemler yaşanabiliyor. Biz o yüzden diyoruz ki: “Baştan siz önleminizi alın.” Örneğin bir royalty bedeli ödenmeyecekse bunu davaya götürmekten ziyade elinizde bir teminat olsun. Bu teminat mektubu veya senet olabilir.

Franchise kanunu Türkiye’de yok. Kanun olmadığı için biz ticaret hukukuna, rekabetin korunması hakkında kanuna, borçlar kanununa göre bir çerçeve çiziyoruz. Bunların da belli başlı kuralları oluyor.

https://kahvezirvesi.com/