Haberler

“BAŞARININ SIRRI ZAMANSIZ TASARIMLAR”

JUMBO, FRENCH PRESS’LERDEN KAHVE KETTLE’LARINA, FİNCANLARDAN CAM KAHVE DEMLİKLERİNE KADAR KAHVE YAPIMI VE SUNUMUNA DAİR HER TÜRLÜ ÜRÜNÜ KAHVESEVERLERLE BULUŞTURUYOR.

Jumbo, 1947 yılında Çemberlitaş’ta küçük bir atölyede kuruldu. Sadece en doğal malzemeleri kullanarak zamansız tasarımlar yaratan Jumbo, yıllar içinde yeniliğe ve yaratıcılığa olan inancı ile büyüdü ve en güvenilir markalar arasına girmeyi başardı. Çelik, porselen, cam ve taşa hayat veren ince işçilik ve 120’den fazla endüstriyel tasarımla Türkiye ve dünya çapında sayısız ödül kazandı.

76 yıldır mutfağımızda ve sofralarımızda yer bulan Jumbo, mart ayında İtalya’nın dünyaca ünlü tasarım markası Baci Milano’nun Türkiye’deki resmi partneri olduğunu açıkladı. “Jumbo’nun temelinde el işçiliği, özen ve zanaatkârlık var” diyen markanın genel müdürü Sami Hotak, kahve yapımı ve sunumuna dair her türlü ekipmanı kahveseverlerle buluşturduklarını söylüyor.

 

Dünyaca ünlü İtalyan tasarım markası Baci Milano ile bir iş birliği yaptınız. Bu iş birliğinin markanıza ne gibi katkılar sağlayacağını düşünüyorsunuz?

Jumbo’nun temelinde el işçiliği, özen ve zanaatkârlık var. Hikâyesinde de mottosunda da tasarım, odağın merkezinde. Kendi ürünlerimizin dışında, tüm dünyadan farklı zevklere ve ihtiyaçlara odaklanan tasarım markalarını mağazalarımızda bir araya getirmeyi ve kullanıcılarımıza bu anlamda sofistike bir yaşam stili sunmayı seviyoruz. Bu amaçla bugüne kadar globalde çok bilinen, iyi tasarım dili olan 14 markayı bünyemize kattık. Şimdiyse İtalya’nın dünyaca ünlü tasarım markası Baci Milano’nun Türkiye’deki resmi partneri olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Baci Milano’nun DNA’sında da aynı tasarım tutkusu yer alıyor. Bizi bir araya getiren de tasarıma duyduğumuz bu tutku oldu. Amacımız Baci Milano’nun güncel tüm koleksiyonlarını, Türkiye’deki tasarımseverler için ulaşılabilir hale getirmek. Baci Milano’nun 6 farklı temadan ve toplamda 700’ü aşkın parçadan oluşan 2023 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu seçkin Jumbo mağazalarında ve jumbo.com.tr’de satışta olacak. Birlikte çok güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum.

 

Jumbo 1946 yılında Çemberlitaş’ta küçük bir atölyede kurulan, bugün Türkiye’de herkesin adını bildiği 76 yıllık bir marka. Bu kalıcılığı ve başarıyı neye borçlusunuz?

Sofra, bizim kültürümüzde çok önemli bir yere sahip. Sofranın nasıl kurulacağından sofradaki renk uyumuna kadar her şey ev sahibinin zevkini gösteren bir düzen aslında. Sadece yemek yemek değil; zevkli ve güzel hazırlanmış bir sofrada yemek yemek, vakit geçirmek bizim için çok kıymetli. Çünkü biliyoruz ki sofrada herkes bir araya geliyor ve sohbetlerin yüzde 80’i sofrada yapılıyor. Sofra aslında bir ritüel ve paylaşım, bütünsel bir organizasyon. Nesilden nesile aktarılan, özenle saklanan ve özel günlere damgasını vuran en değerli parçalarda Jumbo imzası olduğunu görüyoruz. Tıpkı sofralarımız gibi Jumbo da geçmişten geleceğe bir miras bırakarak yoluna devam ediyor. Başarısının en büyük sırrı bu; zamansız tasarımlar. Jumbo sofraya değer katıyor. Bizim en büyük farkımız bu. Tasarım hep Jumbo’nun odağı. Markanın kuruluşunda yüklendiği bu misyonu bugün geçmişten günümüze kadar her daim, ‘zamansız tasarımlar’ mottosu ile sürdürüyoruz. Tüm Ar-Ge çalışmalarımızda, tasarımlarımızın özgün olması ve uzun soluklu bir hayat hikâyesine sahip olabilmesi için çalışıyoruz. 120’den fazla endüstriyel tasarımımızla Türkiye ve dünya çapında kazandığımız sayısız ödüller de bunun bir kanıtı.

 

Ürün çeşitliliği açısından hayli zengin bir markasınız. Yelpazenizde hangi ürünler var?

Sofra, çatal-kaşık-bıçak, gıda hazırlama, pişirme grubu, içecek hazırlama, sunum, ev dekorasyonu ve küçük ev aletleri ana kategorilerimiz. Artık müşterilerimiz sadece kadınlar değil. Erkekler de bizim için çok kıymetli bir profil. Marin, puro, viski ve şarap ürünlerimizin yanı sıra üçüncü nesil kahve makineleri özellikle erkek profil tarafından tercih ediliyor. Erkeklere hediye almak çok zor. Kadınlar tarafından erkekler için çok iyi hediye alternatif olarak bu kategorilerimizin değerlendirildiğini gördük. Aynı zamanda online’da erkek müşterilerimizin oranı yüzde 40’a ulaştı.

 

Kahve konseptli ürünlerinizden biraz bahseder misiniz? Özellikle kahve makineleri, ekipmanları…

Geniş ürün gamımızla, kahve yapımı ve sunumuna dair her türlü ekipmanı kahveseverlerle buluşturuyoruz. Jumbo’da zarif tasarımlı kahve fincanlarından kahvenin lezzetini artıracak yeni nesil kahve demliklerine ve mutfak dekorasyonuna şıklık katacak kahve ekipmanlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede, kahve konseptli ürünlerimiz var.

French press’lerimiz, cam kahve demliklerimiz ve kahveye suyu en ideal ölçüde eklemeyi sağlayan kahve kettle’larımız büyük ilgi görüyor. Sunum tarafında ise iki kat camın, usta ellerde şekil aldığı, sadeliği şıklıkla buluşturan Glory Double kahve fincanlarımız çok seviliyor. Dış camı sayesinde içindeki ısıyı dışarıya çıkarmayan Glory Double fincanlar, sıcak ya da soğuk kahveler için tercih ediliyor.

 

Sizin kahve ile ilişkiniz nasıl? Ne kadar kahve tüketiyorsunuz, favori kahveniz hangisi?

Kahve çoğumuz için olduğu gibi benim için de gün içerisinde keyifle içtiğim bir içecek. Hatta kahve tiryakisi olduğum bile söylenebilir.

Güne başlarken ya da gün içerisinde kahve içtiğim anlar, benim için bir nebze hızlı akıp giden, yoğun gündem içerisinde nefes aldığım, keyifli zamanlar… Gün içerisinde artık rutin olarak içtiğim kahveler var. Ama mutlaka kahvenin kokusunu alacağım, tadına varacağım bir zaman dilimi yaratıp, o arada içerim kahvemi. Kısıtlı zamanlara bir mecburiyet olarak sıkıştırmam.

Kültürümüzde de önemli bir yeri olan Türk kahvesi en sevdiğim kahve diyebilirim. Benim için Türk kahvesi açık ara bütün kahve çeşitleri arasında en özel ve öncelikli olanı. Gün içerisinde iki Türk kahvesi mutlaka içiyorum.
Türk kahvesinin dışında Nespresso Kapsül kahveyi de çok seviyorum. Sabahları güne hızlı başlangıç yapmak için Nespresso’nun kapsül kahvelerinden yapıyorum ve günde 1-2 fincan içiyorum. Bu sayı gün içerisinde programlara göre artabiliyor.