Haberler

2023 YILINDA KAHVE SEKTÖRÜNÜ NELER BEKLİYOR?

İklim değişikliği gelecekte yeme içme alışkanlıklarımızı da değiştirecek gibi görünüyor. Bu durumdan en çok etkilenecek ürünlerden birisi de şüphesiz kahve. Peki değişen koşullarda kahvenin geleceği nereye evrilecek?

İklim değişikliği ile oluşan yoğun yağışlar topraktaki suyun oranını artırdığı gibi kahve ağaçlarının
yapraklarının dökülmesine, nem ve çürümelere neden oluyor. Bunların yanı sıra kasırgalar, aşırı soğuk hava vurgunları ve balçık birikimi de kahve üretimini olumsuz etkiliyor. Kahve kuşağında yer alan ülkelerde hava koşullarından kaynaklanan benzer olumsuzlukları görüyoruz.

ABD’nin Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmaya göre iklim değişikliğinin olumsuz etkileri, kaliteli kahve üretiminin yüzde 60’ını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Kahvenin
geleceği hakkındaki bir diğer araştırmaya göreyse Arabica türü kahvenin üretimi, 2050 yılına kadar yarı yarıya azalacak. Çalışmaya göre makul bir iklim değişikliği senaryosunda dahi en iyi kahve yetişen arazilerin yarısı kaybedilebilir. Dünyanın en büyük kahve üreticisi Brezilya’nın, kahve üretmeye elverişli bölgelerinin yüzde 79’unu kaybetmesi bekleniyor. Bu olumsuzluklar dünyada kahve fiyatlarını son dört yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Bunlara bir de pandeminin etkisiyle konteyner ve navlun maliyetlerindeki yükselişleri eklememiz gerekiyor… Bu olumsuz gelişmeler karşısında kahve üretimine ilişkin arayışlar ve araştırmalar da devam ediyor.

Bilim insanları daha dayanıklı olan Robusta türü üzerine çalışmalar yürütüyor. Robusta, sert iklimlere dayanıklı ve Arabica’ya oranla birçok bölgede yetiştirilebilen bir tür. Genetik ıslah çalışmalarıyla birlikte Arabica kahvesi, Robusta ağaçlarına aşılanarak üretilmeye çalışılıyor. Üretilecek bu melez bitkilerle birlikte orijinal Arabica tadına yakın fakat Robusta kadar dayanıklı kahve ürünlerinin üretilmesi amaçlanıyor.

Kahve kuşağında ve bilhassa Brezilya, Kolombiya gibi ülkelerde kahve yetiştirmek için uygun
alanların azalmasının karşın; Çin, Arjantin ve ABD’nin kahve yetiştirmek için daha uygun hale
gelmesi bekleniyor. Bizde de Mersin ve Gazipaşa/Antalya’da kahve üretimine yönelik çalışmalar başladı. Alanya’da kahve üretiminin ilk kıvılcımlarını atan makine mühendisi Yaşar Dağtekin, uzun bir süre Almanya’da yaşadıktan sonra tropikal iklimini sevdiği Kaledran bölgesine yerleşerek buradan 20 dönüm arsa alıyor ve ilk kahve fidanını 2019 yılında dikiyor. Projeye dahil olan akademisyen Prof. Dr. Hamide Gübbük inancını şöyle ifade ediyor: “Ziraat profesörüyüm, ağırlıklı olarak tropikal meyveler üzerine çalışıyorum. Şimdi kahveyi de işin içine aldık. Yaşar Bey’le kahve üretimi denemelerine başlamıştık. Sonra Mehmet Kurukahveci, eşi ile ağaçları görmeye geldi. İlk
numuneleri gönderdik. Markanın kalite ekibi inceledi, bazı geri bildirimlerde bulundu. Biz de bu bilgilere göre fermantasyon süreçlerini yeniden ele aldık. Yıkamasını, kurutmasını onların talimatlarına göre yaptık ve çıkan sonuç mükemmel oldu. İki yıl önce ilk hasadı yaptık, yaklaşık 50 ağaçtan 100 kiloya yakın kahve kirazı elde ettik.” İklim değişikliği kahve yetiştirmeye uygun yeni tarım alanlarının oluşmasına neden olabilir…

Diğer taraftan yaklaşık dört yıl gibi çok uzak olmayan bir gelecekte, güne laboratuvarda üretilen kahvenizi yudumlayarak başlayabilirsiniz… Araştırmacılar, ürettikleri kahvenin geleneksel bir
tada ve kokuya sahip olduğunu belirtti. Finlandiya Teknik Araştırma Merkezi’indeki (VTT) araştırmacılar, hücresel tarım için tasarlanmış bir biyoreaktör kullanarak, kahve bitkilerinin yapraklarından elde edilen kültür hücrelerinden, ilk kez kahve çekirdeği üretmeyi başardı. Projenin baş araştırmacısı Heiko Rischer; “Yapay kahveyi ilk kez içme deneyimi heyecan vericiydi. Üretimi hızlandırmaktan ve düzenleyici onaya sahip olmaktan sadece dört yıl uzakta olduğumuzu tahmin ediyorum” diyerek, laboratuvar kahvesinin çok yakında insanların günlük hayatında yer edinebileceğine vurguluyor.

 

İBRAHIM DEMİR
(NOIR PIT CAFE YÖNETİM KURULU BAŞKANI)

“DÜNYADA 12,5 MİLYON KAHVE ÇİFTLİĞİNDE YÜZDE 85’I KÜÇÜK ÇİFTÇİLERDEN OLUŞMAK ÜZERE, YAKLAŞIK 11 MİLYON HEKTARDA KAHVE TARIMI YAPILIYOR. KÜRESEL ISINMA, KAHVE SEKTÖRÜNÜN DE GELECEĞİNDEKİ EN BÜYÜK TEHLİKE”

Kahve… Sudan sonra gezegenin bir numaralı içeceği, petrolden sonra ticareti en çok yapılan emtia… Uzmanlar bir bardağın içerisinde 600 farklı tat olduğunu söylüyor… 70’ten fazla ülkede 125
milyon insanın direkt çalıştığı bir endüstri…

Minicik kahve çekirdeğinin içerisinde 200’den fazla farklı kimyasal bileşim bulunuyor.
Kavrulduktan sonra bu rakam 1200’lere kadar fırlıyor. 500 milyonu ABD olmak üzere, dünya
üzerinde günde 2,5 milyar kup kahve tüketiliyor.

Dünyanın tropikal kuşağında 70 farklı ülkede kahve yetiştiriliyor. Brezilya en büyük üretici ve ihracatçı. Brezilya’yı sırasıyla Vietnam, Kolombiya, Endonezya ve Meksika takip ediyor.

 

DÜNYADA KAHVE ÜRETİMİ NE DURUMDA?
Dünyada 12,5 milyon kahve çiftliğinde yüzde 85’i küçük çiftçilerden oluşma üzere (2 hektardan az), yaklaşık 11 milyon hektarda kahve tarımı yapılıyor. Son 10 yıldır kahve üretimi hiç düşmedi, ortalama yüzde 1,5 artış gösterdi. 2020 yılında pandemiye rağmen kahve üretimi 86 bin 600 ton arttı (FAO 2022). Pandemide ev içi tüketim, online satışlar da artış gösterdi.

Devam eden küresel ısınma tehlikesi, kahve sektörünün de geleceğindeki en büyük tehlike.

2050 yılına kadar Arabica kahve üretiminin yüzde 50 azalacağı öngörülüyor ve yine bu süre içerisinde kahve ağacına zarar veren haşere ve hastalıkların artacağı bilgisi uzmanlar tarafından paylaşılıyor.

 

GENÇ KUŞAK AROMALI KAHVELERİ TERCİH EDİYOR
Ülkemizde kahve tüketimi son beş yılda 5 kat artmış olmasına rağmen, devam etmesi muhtemel
bu tüketim alışkanlıkları sayesinde çok daha hızlı artacağı öngörülüyor. Türkiye’de yaklaşık 25 milyon USD’lik kahve pazarında yılda ortalama 20 bin ton kahve tüketiliyor. Ülkemizde hâlâ Türk
kahvesi tüketimi en yüksek oranda olsa da Z kuşağının kahve tüketim alışkanlıkları sektördeki eğilimi espresso bazlı (ama espresso değil), sütlü ve aromalı kahvelere doğru hızla yönlendirmeye başlamış durumda.

Yapılan X, Y ve Z kuşakları arası kahve tüketim alışkanlıkları bulgularına göre; Türk kahvesi tüketimi sırasıyla yüzde 47, yüzde 37 iken, Z kuşağında sadece yüzde 16. Bununla birlikte mocha tüketimi sırasıyla yüzde 0, yüzde 37,5 ve yüzde 62 olarak sıralanıyor. Soğuk kahveler ise yine X, Y ve Z kuşaklarına göre sırasıyla yüzde 10, yüzde 40 ve yüzde 50 oranlarında. Bu da bize gelecekte sosyal medya trendlerinden etkilenmiş, aromalı fantastik kahve tüketimlerinin ülkemizde çok daha fazla olacağını, klasik kahvelerin tüketiminin ise her geçen gün azalacağını gösteriyor.

 

FİYAT ARTIŞI DEVAM EDECEK Mİ?
Peki 2023 yılında bizi neler bekliyor? Türkiye özelinde yorumlayacak olursak; öncelikle artan kahve fiyatlarından söz etmemiz gerekiyor. Her ne kadar kahvenin emtia olarak fiyatı düşmüş ve düşmeye bu yıl da devam edeceği öngörülse de bu ucuzlama yakıtta olduğu gibi direkt fincanımıza yansımıyor ve yansımayacak. Çünkü kahve dükkânlarında tedarikten kaynaklı yakıt, disposable dediğimiz atılabilir kahve bardakları, peçete, pipet, elektrikli su ısıtma aletlerinden oluşan enerji
maliyetleri, iş gücü, kira gibi kahve harici satılan ürün ve hizmet maliyetleri ön plana çıkıyor. Bu durumda nitelikli kahve dükkânlarında tüketimlerin lüks sınıfına girmeye başladığı ve sosyoekonomik düzeyi yüksek kesime hitap ettiği söylenebilir.

Fiyat algısı ortadan kalkmış 2022 yılından sonra, belirsizliklerle dolu bir 2023 yılı bekliyorum. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi parklarda, meydanlarda, kültür alanlarında sosyalleşmekte zorlanan ülkemiz insanlarının, neredeyse tek sosyalleşme alanı olan kahve dükkânlarında artan fiyatlarla
birlikte tüketim harcamalarını nasıl karşılayabileceklerini kestirmekte zorlanıyor, ben de merakla 2023 yılını bekliyorum.

 

YAKUP DABAK
(COFFEMANIA KURUCUSU)
“2023 BİRÇOK AÇIDAN DEĞİŞİMLERE GEBE BİR YIL OLACAK”

Kafe sektörü, pandemi ile tarihinin en ağır krizini yaşadı. Bıraktığı tüm izlerle ve bize öğrettikleriyle geride kaldı… Şimdiyse işletmeler sahayı iyi ve dikkatli okuyup pozisyon almalı. Panik yapmak veya hiçbir şey yokmuş gibi davranmak şu anda yapabileceğimiz en
büyük hata olur.

Eskiden işletmeciler için dikkatsizlik zararlı bazen de tehlikeliydi. Şu anda ise hayati! Almanlarda bir atasözü vardır: “Wernicht mit zeitgeht, geht mit der zeit.” Yani, “Zamanla gitmeyen, zamanla gider”.

2023’te sektörümüzü neler bekliyor? Kapanma ile başlayan, daha sonra yüksek fiyat artışlarına sebep olan dönemden önce, sektörümüzdeki maliyetleri hesap etmek için 3 ana gider kalemi dikkate alınırdı: Kira, personel, malzeme… Yeni dönemde ise bazı işletmelerde kirayı dahi geride bırakan bir enerji giderini ilave etmek zorunda kaldık. Yalnızca enerji değil; personel, kira, mal maliyeti, akaryakıt gibi giderler aşırı derecede arttı. Ve artmaya da devam ediyor. Sattığımız ürünlere mecburen yaptığımız fiyat artışları misafirlerimizi de rahatsız ediyor.

Peki ne yapmalı? Misafirlerimizi mutsuz etmeden, personel azaltabilir veya daha efektif kullanabiliriz. Enerji tasarrufu için enerji tüketimimizi kontrol edebilir ve gerekirse değişiklikler yapabiliriz. Ürün alımlarımızı, mal maliyetini ve kaliteyi bozmadan gözden geçirebiliriz.

2023 yılında hem cadde mağazalarında hem de AVM’lerde yeni kira ve ortak giderler artışı yaşayacağız belli ki. Asgari ücretin işverene maliyeti ocak ayı itibarıyla 11.750 TL, ayrıca bu rakama yemek, yol, kıdem gibi eklemeler de yapılacak.

Tüm bunların yanı sıra çiğ kahve fiyatları hem döviz kuru artışından hem de Brezilya’da 2021
yılında yaşanan don olayından dolayı çok yükseldi. 2018 yılında 10 TL’nin altında içtiğimiz bir kahveyi artık yaklaşık 40 TL’ye içiyoruz. İşletmeler gelen zamları kısmen de olsa satış fiyatlarına yansıtıyor. Çalışanlar ise maalesef gelen maaş zamları ile hayat mücadelesine devam etmek zorunda. İki taraf da yani hem işletmeci hem de misafir tarafı, haklı olarak bu durumdan rahatsız. Daha önce böyle vahim bir durum yaşanmadığı için biraz da çaresiz!

Sonuç olarak 2023, birçok açıdan değişimlere gebe bir yıl olacak. İlk yarısında seçim rehaveti ve telaşı… Yılın ikinci yarısını ise hiç kimse kestiremiyor… Çok uzun süre yurtdışında yaşamış ve birçok ülkede ticaret yapan birisi olarak, bütünsel bakıldığında ülkemiz yine de en yaşanılası ülkelerden birisi. Umarım yeni yıl hepimize ‘bu sefer’ güzellikler getirir. Mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir 2023 dilerim.

 

LEVEND AKTAŞ
(KAHVE.COM, CEO)

“2022 YILI İÇİNDE KAHVE SEKTÖRÜNDE TL BAZINDAKİ BÜYÜME BİZLERİ YANILTMAMALI”

2023 yılına girerken kısaca 2022 yılını değerlendirelim. 2022 yılında kahve fiyatları, 2021 yılında başlayan yükselişine devam etti ve son 7 sene içinde rekor seviyelere ulaştı. Öte yandan dünyadaki olumsuz gelişmeler ve ülkemizdeki ekonomik dengesizlikler kahveye ulaşımı tüketici tarafında daha da zorlaştırdı. 2023 yılına girdiğimiz bu dönemde ise kahve fiyatları düşüş eğiliminde olsa bile, artacak iş gücü, lojistik ve enerji maliyetleri son tüketiciye ister istemez yansıyacak. Bütün bu gelişmeler sonucunda kaliteli kahveye ulaşım zorlaştı ve piyasada dönen kahvenin kalitesi düştü.

2023 yılı için kahve piyasaları açısından tahminde bulunmak ülkemizdeki gelişmeler ışığında oldukça zor. 2022 yılı içinde kahve sektöründe TL bazındaki büyüme bizleri yanıltmamalı. Pazarın dinamiklerini doğru okumak gerekiyor.

Bizler kahve.com olarak 2023 yılındaki odak alanlarımızı önceden belirledik ve bu yolda büyümeye devam edeceğiz. Kalite çizgimizi koruyarak müşterilerimize en hızlı şekilde ürünlerimizi çeşitlendirerek ulaştırmayı sürdüreceğiz. Tüketici alışkanlıklarının değişeceği bir döneme giriyoruz. Ev içi tüketim artıyor. Bizler bu yönde çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Uluslararası pazardaki mevcut payımızı büyütmek diğer öncelikli hedefimiz. 2023 yılının şimdiden hepimiz için güzel gelişmelerin olacağı mutlu ve huzur dolu bir yıl olmasını dilerim.

 

ERDEM KOYLAN
(VOICEVALE TİCARET DiREKTÖRÜ)
“TÜRKİYE’DE KAHVE TÜKETİM ALIŞKANLIKLARINDA BÜYÜK BİR DEĞİŞİKLİK BEKLEMİYORUZ”

2023 yılında fiyatların USD/TL’den ötürü biraz daha yükselmesini öngörüyoruz. Şu an Türk Lirası’nın bulunduğu noktanın sürdürülebilir olmadığını seçimler öncesi veya sonrasında TL’de USD’ye karşı bir kırılma olabileceğini düşünüyoruz. Birçok finans kuruluşunun yaptığı 2023 yılı ortalama USD/TL beklentisi de 23’lere yakın seviyelerde.

2022 yılında özellikle Brezilya’da kahve mahsulünün iyi gelmesi sonucunda, USD bazında kahve fiyatları 2022 senesinde yurtdışı piyasalarda geriledi. Ancak hızlı değer kaybeden TL’den ötürü yurtiçi fiyatlarda bunun etkisini pek göremedik. Brezilya, Kolombiya, Vietnam gibi büyük üretici ülkelerin 2023 mahsulüne dair iklim koşullarından dolayı negatif bir beklenti yok fakat Brezilya’da geçtiğimiz yıl ‘var yılı’ iken bu yılın ‘yok yılı’ olması üretimin az da olsa düşeceği anlamına geliyor. En büyük üretici olan Brezilya’da üretimin yüzde 3-5 gibi miktarlarda az gelmesi bile global kahve fiyatlarını olumsuz etkileyebiliyor. Çoğu zaman Brezilya’da yaşanan bir artıştan sonra, diğer orijinlerde de artış gözlemleyebiliyoruz.

Özetle; 2023’te yeşil çekirdek fiyatlarının USD bazında göreceli olarak daha dar bir bantta yukarı yönlü hareket etme ihtimali olduğunu düşünürken; TL bazında fiyatların kurdan ötürü yüzde 30-40’lara kadar artabileceği ihtimalini değerlendiriyoruz.

Tabii ki olası bir yüzde 30-40’lık fiyat artışı tüketimi de olumsuz etkileme potansiyeline sahip olacaktır. Tüm bu öngörülerimizle birlikte, tüketimin çok sert etkilenme ihtimalini de oldukça düşük görüyoruz. Fiyatlar yüzde 30-40 seviyesinde yükselse bile talebin yüzde 5-10’dan daha fazla gerilemesi, Türkiye için çok düşük bir ihtimal olacaktır. Türkiye’deki kişi başı kahve tüketimi halen dünya ortalamalarına göre çok düşük seviyelerde olduğundan, bu tip yaşanan sert fiyat hareketleri sadece büyümenin potansiyelini törpüler.

Tüketicilerin kahve tüketim alışkanlıklarında büyük bir değişiklik beklemiyoruz. Kafelerin müşteri sayısında, bulundukları lokasyonlara göre değişmekle birlikte farklılıklar olabilir. Bazı lokasyonlarda müşteri sayısı hiç azalmazken, bazı noktalarda biraz düşüş yaşanabilir. Ancak tüketim tarafı ve kahve fiyatlarındaki olası artıştan ziyade, kafe işletmecilerinin kira, enerji, personel maliyeti gibi kalemlerindeki artışları, kârlılıklarını negatif yönde etkilemeye devam edecektir.

“ ÖZETLE; 2023’TE YEŞİL ÇEKİRDEK FİYATLARININ USD BAZINDA GÖRECELİ OLARAK DAHA DAR BİR BANTTA YUKARI YÖNLÜ HAREKET ETME İHTİMALİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRKEN; TL BAZINDA FİYATLARIN KURDAN ÖTÜRÜ YÜZDE 30-40’LARA KADAR ARTABİLECEĞİ  İHTİMALİNİ DEĞERLENDİRİYORUZ.”