Haberler

KÜRESEL ISINMA ARABICA KAHVESİNİN GELECEĞİNİ RİSKE ATIYOR…

Yazı: Jarrod Kath ve Scott Power

 

Kahve, daha sıcak bir gezegenin büyük bir zayiatı olabilir. Şu anda emisyonları azaltmak için beyan edilen taahhütler karşılansa bile, yeni araştırmamız, dünyanın Arabica kahve ihracatının %75’ini oluşturan ülkelerde kahve üretiminin yine hızla düşeceğini gösteriyor.
Kahve çekirdeklerini hasat ettiğimiz iki ana türden birisi Arabica kahvesi. Bitki Etiyopya’nın yüksek rakımlı tropik bölgelerinde gelişti ve iklimdeki değişikliklerine karşı aşırı duyarlı.

Araştırmamız, Arabica kahve üretiminin düşmesiyle küresel ısınmanın eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. Bu sadece kahve severler için kötü bir haber değil; kahve, bir çok gelişmekte olan ülkelerdeki milyonlarca çiftçinin de geçimini sağladığı milyarlarca dolarlık bir endüstri.

Küresel ısınmayı bu yüzyılda 2℃’nin altında tutmayı başarırsak, o zaman çoğu küresel Arabica tedariğinden sorumlu üreticilerin uyum sağlamak için daha fazla zamanı olabilecek. Aksi takdirde Arabica verimliliğinde düşüşler, arz kesintileri ve günlük kahve kupamızda fiyat artışları görebiliriz.

Kahvemiz Nereden Geliyor?

Arabica’mızın çoğu tropik bölgelerden; Latin Amerika’dan, Orta ve Doğu Afrika’dan ve Güney Doğu Asya’nın bazı bölgelerinde yetiştirilmekte. Brezilya, Kolombiya ve Etiyopya, dünyanın en büyük üç Arabica üreticisidir
Çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerdeki milyonlarca çiftçi, geçimlerini üretken Arabica’ya bağlıyor. Kahve verimliliği düşerse, geçimini sağlayamayan çiftçiler için ekonomik sonuçları korkunç boyutlara ulaşabilir.
Arabica kahvesi en verimli olarak yerel yıllık sıcaklığı 18-23℃ olan serin yüksek rakımlı tropik bölgelerde elde ediliyor. Daha yüksek sıcaklıklar ve daha kuru hava koşulları, her zaman verimde düşüşlere, dalgalanmalara yol açar.

Örneğin geçen yıl, Brezilya tarihinin en kötü kuraklıklarından birsini yaşadı ve kahve üretiminin yaklaşık üçte bir oranında düştüğünü ve bunun sonucunda küresel kahve fiyatlarının yükseldiğini biliyoruz.

 

Ne Bulduk?
Önceki araştırmalar, sıcaklık ve yağıştaki değişikliklerin kahve verimini nasıl etkilediğine odaklanmıştı. Önemli olmakla birlikte, sıcaklık ve yağış, küresel Arabica kahve verimliliğinin en iyi göstergeleri değildir. Bunun yerine, “Buhar Basıncı Eksikliği” kullanarak havanın ne kadar kuru ve sıcak olduğunu ölçmenin daha etkili olduğunu gördük.
Buhar basıncı açığı bize bir bitkiden ne kadar su çekildiğini söyler. Sıcak ve kuru bir günde dışarıda yürüdüğünüzü ve dudaklarınızın kuruduğunu ve çatladığını düşünün, dışarıdaki buhar basıncı açığı yüksek olduğu için nem sizden emiliyor. Bitkiler için de durum aynıdır.
Arabica üreten en önemli ülkelerde onlarca yıllık kahve verimliliği verileriyle bağlantılı iklim verilerine dayalı bilimsel modeller oluşturduk. Buhar basıncı açığı kritik bir noktaya ulaştığında Arabica kahve veriminin keskin bir şekilde düştüğünü gördük.

Bulduğumuz bu kritik nokta 0,82 kilopaskaldır (sıcaklık ve nemden hesaplanan bir basınç birimi). Bu noktadan sonra, Arabica verimi hızla düşmeye başlar ve hektar başına yaklaşık 400 kilogramlık bir kayıp, bu da uzun vadeli küresel ortalamanın %50 altında.

Kenya, Meksika ve Tanzanya’da buhar basıncı açığının çoktan artmaya başladığını söyleye biliriz.

 

Azalmayan küresel ısınma, dünyanın kahve üreten santrallerini risk altına alacak. Küresel ısınma sıcaklıkları 2°C’den 3°C’ye yükselirse; Peru, Honduras, Venezuela, Etiyopya, Nikaragua, Kolombiya ve Brezilya gibi  küresel arzın %81’ini oluşturan ülkeler buhar basıncı açığı eşiğine girmeleri çok daha olası hale gelecek.

 

Ne Yapabiliriz?

Çiftçilerin ve kahve endüstrisinin adapte olabileceği yollar olsa da, bunları küresel ölçekte yürütmenin uygulanabilirliği oldukça belirsiz ve zor görünüyor.

Örneğin, kahve mahsullerini sulamak bir seçenek olabilir, ancak bu pahalıya mal olabilir; ayrıca yüksek buhar basıncı açıkları, iyi sulanan koşullarda bile hasara yol açabileceğinden, her zaman etkili olmayabilir.

 

Başka bir seçenek de diğer kahve türlerine geçmek olabilir. Ama biraz sorunlu. Örneğin, diğer ana kahvesi türü olan Robusta (Coffea canephora) da sıcaklık artışlarına karşı hassas. Coffea stenophylla ve Coffea liberica gibi diğerleri test edilebilir, ancak iklim değişikliği altında büyük ölçeklerde üretim canlılıkları bilinmemektedir.
Araştırma, gerekirse net küresel sera gazı emisyonlarını azaltmak için daha fazla ivme sağlanması gerektiğini gösteriyor.

 

Paris Anlaşması uyarınca küresel ısınmayı sınırlamak, hepimizin kahve içmeye devam edebilmemiz için en iyi seçeneğimiz. Daha da önemlisi, küresel ısınmayı 2°C’nin altında tutmak, küresel olarak kahve yetiştiren milyonlarca savunmasız çiftçinin kendilerini ve ailelerini gelecekte de yaşatacak geçim kaynağına sahip olmasını sağlamanın en geçerli yoludur.

 

Kaynak: https://dailycoffeenews.com/2022/10/17/global-warming-puts-arabica-coffee-at-risk-and-were-barreling-towards-a-crucial-threshold/