Güncel Haberler

DAVID PEOPLE GENEL KOORDİNATÖRÜ FATİH ÇAKIR İLE RÖPORTAJ

DAVID PEOPLE COFFEE GENEL KOORDİNATÖRÜ FATİH ÇAKIR:  “KAFEYE GİTMEK ARTIK LÜKS DEĞİL, BİR İHTİYAÇ”


“DÜNYA KAHVE İLE UYANIYOR, KAHVE İLE YAŞIYOR. ÜLKEMİZDE HIZLA ARTAN BİR KAHVE TÜKETİMİ VAR VE ARTMAYA DEVAM EDECEK. HENÜZ YOLUN BAŞINDAYIZ DEMEK DOĞRU OLUR.”

david people coffeeDavid People Coffee’nin 2010 yılında ‘Şımart Kendini’ sloganı ile başlayan yolculuğu, bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki şubeleri ile büyüyerek devam ediyor.

Markanın Genel Koordinatörü Fatih Çakır, lise eğitiminin ardından başladığı ve yükseköğrenimi süresince devam ettirdiği çalışma hayatında gıda ve hizmet sektöründe uzun yıllar çeşitli markaların bünyesinde görev yapmış. Bu süreçte gerek ulusal gerekse uluslararası zincir markalarla çalışma ve onları tanıma fırsatı bulmuş. Üç yıl pazarlama müdürü olarak görev yapmış, özellikle zincir ve franchise sistemi olarak çalışan markalara gıda tedariki sağlayarak tecrübesini artırmış. Fatih Çakır, tüm bu süreç boyunca, içindeki girişimcilik ruhunu sürekli canlı tutarak David People Coffee markasının altyapısını hazırladığını söylüyor. “2011 yılı itibarıyla tamamen markamıza odaklanarak geldiğimiz noktada, markamızı Türkiye’nin en prestijli zincir markaları arasına getirdik” diyen Çakır, şu anda 41 şubesi bulunan markanın yönetim kurulu üyesi ve genel koordinatörü görevlerini sürdürüyor.

Sektördeki diğer rakip firmalardan sizi ayıran, öne çıkaran ve farklılaştıran özellikleriniz neler?

Markamız David People Coffee ve FM Kahve A.Ş. üretici firmamız 2000 m2 üretim tesisi ve Türkiye’nin ilk Barista Eğitim Akademisi ile marka ve franchise tecrübesinin yanında, üretim ve eğitim konusunda da sektöre yön verici bir yapıya sahip. Bu gücümüzle, hem David People Coffee markamıza hem de yurtiçi ve yurtdışı ihracatımızla sektörün kullanıcılarına hizmet ediyoruz. Firmamızı kurduğumuz 2011 yılını dikkate aldığımızda, gerek ismimiz gerek konseptimiz gerekse lezzetimizle rakiplerimizle çok farklı bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Geçen süreç içerisinde tüm markaların konsept ve hizmet anlayışı, lezzet ve menü çeşitliliği anlamında birbirlerini yakından takip etmeleri neticesinde birbirlerine çok yaklaşmış olduklarını düşünüyorum. Bu da aslında ülkemizde doğru kahve, doğru hizmet ve doğru konseptin yerleşmesinde önemli rol oynuyor. Buna rağmen işimiz gereği dünya kahve sektöründeki gelişmeleri yakından takip ederek son yenilikleri ve gelişmeleri sahada uygulama konusunda öncülüğümüz devam ediyor.

Kahvelerinizi nerelerden tedarik ediyorsunuz, nelere dikkat ediyorsunuz?

Üretici bir marka olmamızdan dolayı Kenya ağırlıklı olmak üzere dünyanın çeşitli üretim noktalarından hammadde ithalatımız bulunuyor. Sektörde Barista Akademisi olan, eğitimci bir üretici olmamız ve ülkemizde kahve kültürünün gelişmesine katkı sağlamanın sorumluluğu sebebiyle, en kaliteli kahveyi müşterilerimize sunmayı hedefliyor ve işimizin her aşamasını son derece dikkatli bir şekilde yönetiyoruz.

Türkiye’de kahve tüketimi her geçen gün artıyor ve buna bağlı olarak da kafelerin sayısı çoğalıyor. Sektörün içinden biri olarak bu konuda neler söylemek istersiniz?

Ülkemizde kahve tüketiminin artıyor olması sektörümüz için oldukça olumlu. Ancak kişi başı yıllık tüketim miktarı dünya ortalamasının hâlâ çok çok altında. Kahve tüketimi, Türk halkı için çok eski bir kültür olmasına rağmen ülkemizde espresso bazlı kahve tüketiminin geçmişi çok eski değil.

Mevcut zincir kafe markaları ve sürekli açılan gerek yerel gerek bölgesel kafeler sayesinde tüketim daha da çoğalıyor. Ayrıca yakın zamanda yaşadığımız pandemi süreci sebebiyle kafe sektörü olarak oldukça sıkıntılı bir süreç yaşamış olsak da bu sürecin özellikle espresso çekirdek bazlı kahvede ev tüketimi alışkanlığı oluşmasında olumlu sonuçları oldu. Bu da kahve tüketimi artışını olumlu yönde etkiledi. Ayrıca kahve tüketiminin artması, zaman içerisinde damak tatlarının oturması anlamına geleceğinden; tüketicilerin gittikleri kafeleri, kahvelerinin kalitesine göre değerlendirmesine de fayda sağlayacağını düşünüyorum.

Özetle kafelerin sayısının artmasını çok olumlu buluyorum, bununla birlikte tüketicilerde oluşan kahve kültürü bilinci sayesinde de ‘iyi’lerin daha da iyi şekilde büyüyeceğini; ‘kötü’lerin ise tüketicide karşılığını bulamayarak zaman içinde ya iyileşeceğini ya da yok olacağını düşünüyorum.

Kahve sektörünün/pazarın Türkiye’deki gelişimi ve bugün geldiği nokta hakkında neler düşünüyorsunuz? 2024 ile ilgili beklentileriniz neler?

Dünya kahve ile uyanıyor, kahve ile yaşıyor. Ülkemizde hızla artan bir kahve tüketimi var. Bu, daha da artarak devam edecek. “Henüz yolun başındayız” demek doğru olur. Biz bu konuda hem üretici ve eğitici olarak hem de David People Coffee şubelerimizle bu sürece katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Kahve içmek ve kafeye gitmek artık lüks değil, bir ihtiyaç olmaya başladı. Dünyadaki ve ülkemizdeki ekonomik sıkıntılara rağmen müşterilerimiz, misafirlerimiz kahveden vazgeçmiyor. Bu da 2024’e sektör olarak umutla bakmamıza en büyük sebep.

Sektöre adım atmak isteyenlere (kafe açmak, marka yaratmak) ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Bundan 10-15 sene önce bu işlere başlamak, espresso çekirdek bazlı kahvenin tüketimi tam oturmamış olmasından dolayı çok zordu. Ama aynı zamanda sektörde cesaret edip girişimcilik yapmak isteyenlerin azlığından dolayı bu riski alanlar adına da çok büyük bir fırsat süreciydi. Geldiğimiz noktada ise kahvenin gerek tüketim noktalarının çoğalması gerekse kahvenin damak zevki gelişmiş tüketiciler bazında çok seçici bir hale gelmiş olması, sektöre adım atmak isteyenler için olumlu gelişmeler.

Girişimci arkadaşlarımıza kendilerini kahve konusunda çok iyi eğitmelerini ve ondan sonra sektörde kendi markalarıyla kafe açmalarını tavsiye ederim. Zira rekabetin oldukça fazla olduğu bir sektör, bunu iyi analiz etmeliler. Diğer önemli nokta da personele bağımlı şekilde kurulan kafe yapılarının yine o personelin bilgisi kadar gelişebileceğini ya da o orada yoksa işin yürümeyeceğini iyi anlamalılar.

Özetle bir kafe markası yaratmak ya da kafe açmak istiyorsak, öncelikle çok iyi bir barista eğitimi almalıyız. Ayrıca işletmecilik becerimizi de iyice geliştirmeliyiz. Bütün bunlar zor ama olmayacak şeyler değil; çok çalışarak olur.

Sektöre girmek için diğer seçenek olarak güçlü ve güvenilir bir kafe markasından franchise bayilik almalarını öneririm. Bu markalar kendilerine güvenen yatırımcılarıyla birlikte büyüyerek sektöre hizmet ediyorlar. Franchise sistemine güvenmelerini tavsiye ederim.